Kışın Ukrayna Gezisi – Lviv – Rivne – Kiev

2018 kışında yapmış olduğumuz Ukrayna Tatilinden bahsedelim biraz. Öncelikle Ukrayna gezisi neler yapmalısınız, ne hazırlıklara girmelisiniz onlardan bahsedeyim.

Pek bir hazırlığa girmeyin. Ucuz bilet bulduğunuzda alın ve gidin. Kesinlikle gidin. Elbette ben bir hazırlığa girdim. Nereler gezilir, neler yapılır, nasıl gezeyim diye bir ön araştırma yaptım. Size onlardan bahsedeceğim ilkin, sonra da gezdiğimiz yerlerden.

Gezi için Hazırlıklar

Ukrayna’ya giriş için öncelikle yeni kimlik kartınızın olması gerekiyor. Yeni kimlik kartınızla birlikte pasaportunuz olmadan giriş sağlayabiliyorsunuz. Kışın yapılacak güzel bir gezi olacağını düşünüyorsanız eğer, yanınızda benim tavsiyem polar kıyafetler bulundurun. Polar kıyafetler hem az yer kapladığı için hem de sıcak tuttuğu için önerim olacaktır. Benim gibi 3 şehir gezmek isteyip trenle seyahat yapmak isteyen arkadaşlar için yanınızda minimum eşya taşıyın derim. Ayrıca çok kalın botlara gerek olmadığını düşünüyorum.

Ben neler yaptım derseniz, hemen bahsedeyim.Öncelikle hangi eşyalarımı götürmem gerekiyor onları bir çıkarttım. Yukarıda da bahsettiğim gibi polar kıyafetleri öncelikli tuttum. Yarıca ayakkabımı seçimim biraz kötü diyebilirim. Çok soğuk olacağını düşündüğümden -32 dereceye dayanıklı dağ botlarımı götürmem büyük bir hataydı. (Arkadaş zaten şehirdesin, Kutuplara gtmiyorsun ki 🙂 . Kıyafet konusu dediğim gibi önemli oluyor kış aylarında. Yer kaplamayan ama sıcak tutacak kıyafetler almanızı tavsiye ederim.

Lviv şehri için otel rezervasyonumu önceden yaptım. Nerede kaldığımı birazdan bahsedeceğim. Rivne’de kalmadığımız için orada bir rezervasyon yapmadım. Kiev şehrine de rezervasyon yapmadım. Ama kesinlikle gidip göreceğiniz yerlerin rezervasyonunu önceden yapman ızı tavsiye ediyorum. Çünkü havaalanında problem çıkartabiliyorlar. Bana da biraz çıkartıyor gibi olsalar da içeri giriş sağladım. Ama dikkat etmeniz gereken bişr nokta, bilginiz olsun.

Bizim ülkemize göre hayat daha ucuz bir şehir olduğu için paranızı ona göre ayarlayın. Ayrıca ülkeye girişte ne kadar nakit paranız var ona da bakıyorlar. Ona göre uygun bir miktar yanınızda olsun derim.(400-500 euro).

Uçuş biletlerimizi Pegasus ile gidiş, Ukraine International Airlines ile dönüş olarak aldık.

Şimdi geçelim artık ilk günümüze.

1.GÜN (İstanbul – Lviv Uçuş ve Lviv)

Yaklaşık 2 saatlik bir uçuştan sonra Lviv Havaalanına iniş gerçekleştirdik. İnişimizin ardında pasaport ve kimlik kontrolleri için sıraya girdik. Sıra gelmesi için burada biraz beklettiler. Sıra bana geldiğinde bir odada iki polis memuru neden geldiğimi, nerede kalacağımı, dönüş uçağımı ve yanımda ne kadar param olduğunu sordu. Yanımda bulunan paranın fotoğraflarını seçtiler ve kibar bir şekilde hoş geldiniz diyerek uğurladılar. Oradan çıktıktan sonra bulunan yerden biraz para bozdurdum. Çok fazla bozdurmayın. Burada biraz uyguna bozulabiliyor. Havaalanı çıkışında bulunan belediye otobüsü ile şehir merkezine kolayca ulaşabilirsiniz. Taksiler biraz pahalı olacak diye düşünüyorum. Hemen şehir merkezinde bırakıyor otobüsler bilginiz olsun. Şehir merkezine geldiğim de biraz bir yabancılık çektim. Bu alfabeye bir türlü alışamıyorum 🙂 Google offline haritaları yüklemiştim ve oradan otele doğru yola koyuldum. Önceden okuduklarıma göre yeni telefon hattı almak epey bir uyguna geliyordu. Lifecell alabileceğiniz yerleri gözünüze kestirin. Ben bir iki büfe gibi yere sordum ama İngilizceleri olmadığı için çok anlaşamadım. Sonra yürürken ileride bir Lifecell satan bayi gibi bir yer buldum. Oradan 8TL ye denk gelecek 10GB interneti olan bir hat aldım. Hat hemen açılıyor zaten. Sonra otele doğru yola koyuldum. Kalacağım yer tam şehir merkezinde olduğu için bulması epey kolay oldu.Konum olarak ve odaları olsun gerçekten güzel bir yer. Tavsiye ederim kalmanızı. İsmi : Danylo Inn. Booking den kolayca rezervasyon yapabilirsiniz.

Lviv Otel

Böyle de tatlı ve güzel odaları var. Hem de epey uygun.

Otele eşyalarımızı bırakıp çıktıktan sonra güzel bir akşam turu yaptık, bira içilecek bir sürü mekan var 🙂 . Kafanıza göre en güzel yerleri seçin 🙂

Biz çok değişik bir yer bulduk. Hem yemek yiyebileceğiniz hem de yerel biraları olan bir yer. Robert Doms Hop House diye bir yer. Tavsiye ederim. Mekanın dekoru ortaçağda hissettiriyor kendinizi.

Yol yorgunluğuna bu kadar diyerek gece 12 gibi odamıza giriş yaptık. Ve güzel bir uyku.

2.GÜN (Lviv’de Gezilecek Yerler)

2. Gün merkez dışında yer alan yerleri biraz gezelim gezerken de tren istasyonundan Rivne’ye tren bileti alalım dedik. Sabah erkenden gezimize başladık. Elbette geziden önce bir kahvaltımız var. Kahvaltı için küçük yol üstü bir cafe’de karar kıldık. Cafenin içinde tost çeşitleri, börek,, kruvasan yani kısaca tüm karbonhidratları bulabileecğiniz bir yerdi. Ben o zamanlar pesketeryan (deniz ürünleri tüketen ama başka et yemeyenler) olduğum için et içermeyen yemekler yiyordum. Yerin adını not almadığım için yazamıyorum 🙁

Evet sırayla başlayalım anlatmaya gezdiğimiz yerleri.

St. George’s Cathedral

Heykeltıraş Johann Pinzel tarafından 1744 – 1760 yılları arasında inşa edilen St. George Katedrali, Yura Meydanı’nda bulunuyor. Avrupa’nın en önemli katedrallerinden olan bu görkemli yapı, Barok – Rokoko tarzı mimarisi ile inşa edilmiş.

Olha and Elizabeth ChurchYunan katolik klisesi olarak hizmet vermekte. Bu kilisenin üstünden şehri izlemek isterseniz harika bir manzarası var.

Buranın biraz ilerisinden tren biletlerimizi aldık ve merkeze doğru tramvay ile döndük.

Köşe başı dışarıda vişne likörü satan bir yer vardı. O soğukta nasıl güzel geldi 🙂

Akşam yemeğine hazırlık için odalara gittik. Ve akşam dışarı çıkmak için hazırlandık.Çıktığımızda değişik bir cafeye girdik. Adı At The Golden Rose Jewish Restaurant (Altın Gül Yahudi Restoranı). Restaurantta menülerde fiyat yazmıyor. Ödemeyi yaparken pazarlık yapıyorsunuz. O size ne kadar vermek istersin diyor. O bir fiyat belirliyor ve pazarlığa tutuşuyorsunuz.

Akşamında Lviv’in güzel sokaklarında gezerek çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Biz de öyle yaparak, artık yorgunluk bastırıncaya kadar gezdik ve artık uyuma vakti geliyor sanki

3. Gün Lviv’de Müzeler ve Gezilecek Yerler

Andrey Sheptytsky National Museum
Ukrayna’nı yüzlerce yıllık sanat tarihine ışık tutan müze sanat sever arkadaşlara önerebileceğim bir yer.

  • Andrey Sheptytsky National Museum : Ukrayna’nı yüzlerce yıllık sanat tarihine ışık tutan müze sanat sever arkadaşlara önerebileceğim bir yer.
  • Lviv Opera Binası
  • National Museum of Natural History (Doğa tarihi Müzesi)
  • Katedralna Square
  • Lviv Latin Cathedral
  • Chapel of the Boim Family
  • Apteka-Muzey (Eczacılık Müzesi)
  • Gothic hall
  • Lviv Coffee Manufacture
  • Coffee Mining Manufacture ( Kahve Madeni ) : Kahve madeni konseptli değişik bir cafe. Birbirinden güzel kahveleri var.
  • Lviv El Yapımı Çikolata : Çikolata severseniz eğer gitmenizi tavsiye ederim. Birbirinden çeşitli çikolataları görebilceğiniz bir yer.

Gündüz buraları gezdikten sonra akşam güzel bir yemeği hakettik dedik ve önerebilceğim çok güzel bir retaurantta gittik. Lüks ve uygun fiyatlı bir restaurant. Jazz eşliğinde güzel bir akşam yemeği yedik. Özellikle deniz ürünleri güzeldi. Hrushevs’kyy Cinema Jazz.

4. Gün Rivne’ye Tren yolculuğu, Aşk Tüneli ve Kiev’e Tren yolculuğu

Sabah saatlerinde Rivne’de bulunan Aşk TÜneli gömek için Rivane’ye doğru trenle yola çıktık. 2 saat kadar bir sürede Rivne’ye vardık. Ama indiğimizde nasıl ulaşacağımız konusunda pek bilgimiz yoktu. Kimse İngilizce bilmiyordu. Biraz zor anlaştık ama telefondan Aşk Tünelinin fotoğrafını gösterince bir amca bizi bir minibüse bindirdi. Minibüs şöförüne de fotoğrafı gösterdik ve sıkışık bir minibüs yolculuğu başladı.

Hayaller

Şaka şaka böyle bir görüntü görmedik. Aslında beklediğimiz böyle karlar içinde olmasıydı elbette. Ama Ukrayna’ya geldiğimizden beri kar soğuğu çekip hiç kar göremediğimiz için de aşağıdaki haliyle karşılaştık 🙂

Kiev tren saatimiz gece yarısı olduğu için epey bir Rivne şehrinde oyalandık. Rivne’de yapılacak hiç bir şey yok diyebilirm. Biraz aavm gezdik. Biraz etrafı gezdik,, biraz cafede oyalandık derken geceye kadar bekledik. Gece tren istayonuna geçtik. Trenimiz bekledik. Tren çok geç kalmadan geldi. Tren de biraz şok ediciydi diyebilirim. Ben 2 kişilik oda gibi bir şey bekliyordum ama 4 kişilik odalarmış. Tama olsun ama fazlasıyla pisdi. Çarşaflarımız, yorganımız ve yastığımız poşetlerde bizi bekliyordu ama poşetlerin içinden çıkardık onlarda bir hayli pisti bence. Ki ben öyle temizlik takıntısı olan biri değilim 🙁
Neyse yolculuk başladı. Kompartmanda bulunan diğer arkadaş bizimle hiç konuşmadı. Hatta hiç uyanmadı diyebilirim. Hadi bu haliyle güzel gidiyorduk ama hama böceği ile karşılaşmasaydım iyiydi sanki kompartmanda 🙁
Öyle böyle sabah oldu işte 🙂
Sabah Kiev’e vardık. Epey erken bir saatte vardı tren istasyona. Sabah kahvalı edecek bir yerler aradık. Sadece açık olarak Mc Donals bulabildik. Orada tost falan yedik. Biraz şehirde oyalandık ve kalcağımız yere geçtik. Kalacağımız yer merkeze yakın sayılır. Güzeldi ama Lviv’deki yeri arattı. Uygun fiyatlı bir hosteldi Adı Kropivnizkogo Mini-Hotel. Yine de tavsiye edebilirim. Temiz ve rahat bir yerdi.
Biraz dinlendikten sonra şehir gezmesine çıktık. Gezdiğimiz yerleri aşağıda detay vermeden liste şeklinde anlatacağım. Hepsini görmenizi tavsiye ederim.
– St. Michael Altın Kubbeli Katedrali
– Aziz Sofya Katedrali
– Kyiv History Museum
– Independence Square
Akşam yemek ve bir şeyler içmek için çok güzel bir mekan bulduk. Rock müzik, bira ve kızartma keyfi 🙂

5. Gün Kiev’de Gezilecek Yerler Devam Ediyor

5. Gün gezilecek yine bir çok yer vardı. Bunlardan ilki Anavatan heykli oldu bizim için. Oradan National Kyiv-Pechersk Historical and Cultural Reserve’, gezdik. İçinde bir çok yer mevcut. Özellik en çok ilgimiz çeken Mykola Siadrystyi Micro Miniatures Museum oldu. Minyatür müzesi. Ve çok değişik. Kesinlikle görmenizi isterim. Minnacık eserler :)Oradan sonra Mağaralar Manastırını gezdik. Ve orası da çok çok tuhaftı. Manastırın içine girerken kadınların etek giymesi zorunluymuş. Biraz değişik bir adet gibi geldi. Neyse arkadaşım için pantalon üzerine bir şey sararak etek görünümü verdiler ve içeri girdik. İçerisi bence çok çok daha değişikti. Görmenizi isterim. Fotoğraf çekmek yasaktı. Ama gidin bir görün. Gördüğünüz manastırlardan çok çok farklı olacağından eminim.

Şehrin bu tarafında biraz gezdikten sonra şehir merkezine doğu dönelim dedik. Bu arada unutmadan söyleyeyim. Ukrayna’da UBER ile çok rahat ve ucuz ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz hep UBER üzerinden taksi tuttuk.

Bence bugünü en güzel yerine geldik. Andriivs’kyi descent ! bir sürü sokak satıcısı, dikkan ve bir sürü ikinci el malzeme. Sanat eserlerindne tutun da ne ararsanız bulmanız mümkün. Orada ilk alışverişimde bir müzik aleti alaım dedim. Neyse adam fiyat söyledi. Mesela 700 desin. Ben de 500 olmaz mı falan dedin derken adam 550’ye anlaştık. Daha sonra sanki içimde bir kazıklanmışlık hisi oldu. Ve ikinci alışverişimde eski bir abaküs almaya karar verdim. Ve Onda da adam 700 dedi diyelim ve nerdeyse 150’ye kadar düştü. Pazarlığın ucunu bırakmayın. Edebildiğiniz kadar edin. İlla satacaklar size unutmayın 🙂

Cadde boyunca yokuş aşağı indik ve asıl ilgili çeken ve üzen Çernobil Müzesi’ne vardık. Çernobil müzesi gerçekten üzücü bir müze. Bence tüm insanlığı ilgilendiren bir facia Çernobil.

Akşama hazırlık için odalarımıza gitmeye karar verdik. Ve akşam ne var ?

Önceden Opera için bilet almıştık. Akşam opera seyretmeye gidiyoruz. Kiev opera binasına 🙂 Siz de bu deneyimi yaşamak isterseniz https://www.opera.com.ua/en/ adresinden biletiniz önceden alabilir ve Kiev’de opera seyredebilirsiniz.

Opera saati gelince odalarımızdan çıktık ve Opera binasına doğru yürümeye başladık. Opera salonuna geldik. Montlarımızı ilk girişte teslim ettik. Ve salona geçtik. Ben ilk defa operaya gitmiştim. Opera güzel gibiydi ama çok anladım mı derseniz. Hiç anlamadım. Her şey Ukraynan’ın kendi dilinde ve gözlerim kapanmamak için mücadele verdi ilk yarının sonuna kadar.

Neyse ara verildiği için çıkalım dedik. Montlarımız almak için vestiyere gittik. Kadın daha bitmedi diye bizi uyardı ama biz gidelim dedik. Biz bittik çünkü 🙁

Neyse oradan bir şeyler atıştırmak ve içmek için sokakta bir yerlere oturduk ve odalarımıza geçtik. Malum yarın dönüş yolculuğu var.

6. Gün İstanbul’a Dönüş

Sabah saatlerinde uyandık. Güzel bir kruvasancı da güzel bir kahvaltı sonrası metro ile havaalanı otobüslerini olduğu yere gittik. Oradan havaalanına doğru giden otobüs ile havaalanına geçtik. Uçak saatimiz gelene kadar havaalanı içinde bir yerlerde hem karnımız doyurduk. Ve dönüş yolculuğu başladı.

Güzel ve eğlenceli bir kış tatili oldu diyebilirim. Gitmeyenlere önerebileceğim bir ülke Ukrayna.

Eğer sorularınız olursa bana ulaşabilirsiniz. Haritalarda yer imlerini paylaşmamı isterseniz de mesaj atmanız yeterli 🙂

Şimdilik diğer yazıya kadar kendinize iyi bakın.